E-ISSN 2459-1459
Derleme
Travma Sonrası Stres Bozukluğu: Apoptozun Önemi
1 Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi, Biyofizik Anabilim Dalı, Lefkoşa, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti  
2 Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Biyofizik Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye  
Clin Exp Health Sci 2016; 6: 173-177
DOI: 10.5152/clinexphealthsci.2016.76
415 kez okundu, 252 kez indirildi

Anahtar Kelimeler: Stres, mitokondri, B hücreli lenfoma -2 (Bcl-2), hücre ölümü
Özet

Programlanmış hücre ölümü olan apoptoz birçok fizyolojik süreçte aktif rol oynamaktadır. Apoptozun, büyüme faktörlerinin eksikliği, DNA hasarı ve birden fazla faktörü içeren çeşitli hücresel stresle aktive olan ‘hücre içi’ ve ölüm reseptörlerine ligandın bağlanmasıyla kaspazların aktive olduğu ‘hücre dışı’ olmak üzere iki yolağı vardır. Apoptotik hücre sayısı ile organizmanın sağlıklı olup olmadığı belirlenir. Apoptoz oranının azalması hücre sayısını arttırırken, apoptoz oranının artması hücre sayısını azaltarak dokularda tahribata neden olmaktadır. Apoptotik sinyallemede düzensizlik çeşitli hastalıklarda/bozukluklarda primer ya da sekonder rol oynamaktadır. Son yıllarda apoptozun nörodejeneratif hastalıklarla ilgili çalışmaları ön plana çıkmaya başlamıştır. Apoptotik sinyal yolaklarının daha iyi tanımlanması, pro- ve anti-apoptotik genlerin belirlenmesiyle, çalışmalar hız kazanmıştır. Travma Sonrası Stres Bozukluğu gibi nörodejeneratif bozukluklarda beyindeki yapısal ve fonksiyonel değişiklikler mitokondriyal stres ile ilişkilidir. Fizyolojik koşullarda hayati öneme sahip olan apoptoz, patolojik koşullarda mekanizmanın tetiklenmesine ve kontrolsüz hücre çoğalmasına yol açmaktadır. Hücre ölümünü engelleyen terapötik ilaçların geliştirilmesiyle apoptoz aracılı nörodejenaratif bozuklukların tedavisine yeni umutlar oluşacaktır.

Anahtar Kelime
Yazarlar
Tümü
Yazar Köşesi
Anket
AVES | Copyright © 2017 Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü | Son Güncelleme: 27.04.2017